Karapınar Ziraat Odası Başkanlığı

BİLGİ BANKASI

Mısır Yetiştiriciliği
Mısır Yetiştiriciliği

Mısır Yetiştiriciliği

MISIR YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Mısır gerek tanesi gerek silaj elde etmek için yetiştirilen gerek insan beslenmesinde gerekse hayvan beslenmesinde kullanılan önemli bir bitkidir. Son yıllarda Türkiye’de mısır üretiminin desteklenmesi nedeniyle mısır ekim alanı ve üretiminde kayda değer artışlar olmuştur. Bunda, iç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde mısır ekim alanlarının artması yanında,  kıyı bölgelerimizde ikinci ürün mısır üretiminin artmasının payı büyüktür. Mısır üretimini teşvik eden uygulamalar, yetiştirme tekniğinde  yüksek verimli çeşitlerin geliştirilmesi, su ve gübrenin etkin kullanımı, mekanizasyon ve pazarlamasının kolay olması ekim alanı ve üretiminin artmasının en önemli nedenidir. Bugün yaklaşık 60 ilimizde mısır tarımı yapılmaktadır. Mısır tarımı yoğun olarak Akdeniz Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yapılmaktadır.

Konya bölgesinde de ekim alanı giderek artmaktadır. Bu artışta en büyük payı Karapınar İlçesi almaktadır. Konya ilinde üretilen tanelik mısırın % 60 ‘ı Karapınar ilçesinde üretilmektedir. Karapınar bölgesi ortalama verim yönü ile Türkiye ve Konya ortalamasının üzerinde değerlere sahiptir. Bu yüksek verimlilikte bölgede uygulanan eğitim çalışmalarının ve yetiştirme tekniklerinin payı çok fazladır.

Ülkemizdeki mısır ekim alanlarının % 68’ini tanelik , % 32’sini ise silajlık mısır ekim alanları oluşturmaktadır.

Silaj, yeşil yemlerin havasız bir ortamda bırakılarak ekşitilmesi yoluyla saklanması esasına dayanan yem depolama yöntemidir. Birçok bitkiden silaj yapılmaktadır. Yapılan araştırmalar ve uygulamalar en kaliteli ve en kolay yapılabilen silajın mısır silajı olduğunu göstermiştir. Mısır kolay silaj yapılabilen bir bitki olduğu gibi, aynı zamanda protein ve enerji değeri yüksektir. Mısır silajı hayvanlar tarafından sevilerek tüketilir. Diğer silajlara göre besleme değeri daha yüksektir. Mısır silajı iki yıl rahatlıkla saklanabilir. Süt inekçiliği başta olmak üzere bütün hayvanların beslenmesinde önemli yeri olan silaj karlı bir hayvancılık için vazgeçilmez unsurdur. Hayvancılık ile uğraşan çiftçilerin ekonomik bir hayvancılık için kesinlikle mısır yetiştirmeleri ve silaj yapmaları şarttır. 

Mısır bitkisi ülkemizin büyük bir kısmında yetiştirilebilme imkanı olan bir bir bitkidir. Mısır üretimi için büyüme ve gelişme sıcaklıkları 10-32 °C arasında olmakla beraber, en uygun sıcaklıklar 24-32 °C arasındadır. Yeterli yağış alan veya sulanabilen alanlarda ise bu değerler 27-32 °C arasındadır. Tozlaşma ve döllenme döneminde sıcaklık 32 °C nin üzerinde ve/veya hava nemi düşük ise; canlı polen oluşumu azalır, ipekler kuru olduğu için üzerindeki polenler çimlenemez veya gelişemez, Bunların ortak etkisi olarak tane tutma azalır ve şiddetine bağlı olarak koçanın uç kısmı veya önemli bir kısmı boş kalır.

Mısırda yüksek verim serin geceler, güneşli fakat orta sıcaklıkta gündüzlere sahip ekolojilerden elde edilmektedir. Mısırın nispi nem ihtiyacı özellikle çiçeklenme, tozlaşma ve döllenme dönemlerinde belirgindir. Canlı polen oluşumu için ve ipeklerin belirli nemde polenlerin kolaylıkla çimlenmesi için nispi nemin %50 nin altında olmaması, daha iyisi %60 lar düzeyinde olması gerekir.

Orta Anadolu’nun tipik karasal iklim özelliklerini gösteren Konya İlinde mısır için vejetasyon süresi Nisan ayı ortası – Ekim ayı başı arasıdaki zaman dilimi kabul edilmekle beraber, beklenenden daha geç İlkbahar ve daha erken Sonbahar donları gibi sapmalar da görülebilmektedir. Silajlık mısır yetiştiriciliğinde bugüne kadar çok büyük tehdit oluşturmayan bu zamansız soğuk ve donlar tanelik yetiştiricilikte bitkilerin soğuktan zarar görerek verim düşüklüğüne yol açtığı gibi, uygun çeşit seçimine dikkat edilmemişse hasatta emniyetli olgunlaşmayı bile tehdit edecek düzeyde yüksek tane nemi sorunları ile karşılaşılabilmektedir.

Mısır tarımında verimliliğin anahtarı doğru yetiştiricilikten geçmektedir. Mısır yetiştiriciliğinde toprak hazırlığından hasat işlemine kadarki yetiştirme tekniği ile ilgili bilgiler aşağıda özet olarak verilmiştir.

 

 

  

Çeşit Seçimi  

            Türkiye’de 250’nın üzerinde tecil edilmiş veya üretim izni almış çeşit vardır. Bunlardan sadece 15-20 tanesi silajlık olarak tescil edilmiş veya üretim izni almış, diğer çeşitlerin tamamı ülkemizde tanelik olarak tescil edilmiştir. Bu kadar çok çeşidin içerisinde bölge için uygun çeşitlerin tespiti çok önemlidir. Gelişme süresi Bölgenin vejetasyon süresine uygun, emniyetli olgunlaşabilecek çeşitlerin seçilmesi Karapınar için büyük önem taşımaktadır. Mısır yetiştiriciliğinde erkencilikle verim arasında genellikle ters bir ilişki mevcut olup, üreticinin giderek geç olgunlaşma eğilimindeki çeşitleri seçerek, emniyetli olgunlaşma şartını bile riske sokabilmektedirler. Son yıllarda Karapınar çiftçisi hem çok yüksek verim hemde Kasım ayı içerisinde hasat işleminin gerçekleşmesi yönünde eğilimler artmaktadır. Bu yüzden Bölgede FAO 650-700 grubu çeşitlerinde ekilmeye başlandığı görülmektedir. Bu durum risk taşımaktadır. Bölgenin yetiştirme sezon kapasitesi dikkate alınarak FAO 600’ün üzerindeki çeşitleri tanelik olarak ekmenin Sonbaharda erken hasat ve don riski açısından sorun olabileceği çiftçilerimize anlatılmalıdır.

Bölgede bazen çok erkenci çeşitler silaj amaçlı olarak satılmakta, kısa boylu- yaprak sayısı az olan bu çeşitlerde verim önemli ölçüde düşük olmaktadır. Ayrıca özellikle düşük fiyatları sebebiyle hibrid olmayan kompozit çeşitler silaj amaçlı olarak dağıtılmakta olup, bu çeşitler düşük verime sahip oldukları gibi, sık ekimlerde kısır bitkiler veya düşük taneli koçanlar oluşturarak, düşük kalitede silajlık materyal oluşturmaktadırlar.

Tanelik mısırda çeşit seçiminde dikkat edilecek hususlar şunlardır:

  1. Olgunlaşma süresi,
  2. Koçan özelliği,
  3. Yatmaya dayanıklılık,
  4. Zararlı ve hastalıklara dayanıklılık,
  5. Ekim sıklığına tepkisi,
  6. Sıcak ve soğuğa toleransı,
  7. Melez durumu,
  8. Kuruma hızı yüksek,
  9. Yüksek verimlilik ve düşük hasat nemi
  1. Kullanım amacına uygun (tane-silaj) olmalıdır.

Silajlık olarak yetiştirilecek çeşidin seçiminde şu hususlara dikkat edilmelidir:

  1. Yetiştirilen tanelik çeşitlere göre daha geç olgunlaşmalı,
  2. Boyu daha uzun, yaprak sayısı daha fazla olmalı,
  3. Sapları kalın olmamakla beraber yatmaya dayanıklı olmalı,
  4. Sık ekime toleranslı olmalı (kısır bitkiler olmamalı, koçan iriliği ve tane oluşumunda belirgin düşüşler olmamalı),
  5. İri, bol taneli ağır koçanlara sahip olmalı ve
  6. Yüksek ancak kaliteli yeşil ot üretmeli.

            Doğru çeşitleri tespit için her yıl adaptasyon denemeleri yapılarak, yöreye uygun çeşitler tespit edilerek, tatminkar verim veren çeşitlerin seçilmesi önerilebilir. Genel olarak bölgemizde FAO 500 -550 olum grubundan orta-erkenci çeşitler veya fizyolojik olumdan sonra hızlı nem kaybetme özelliğinde FAO 600 olum grubundan çeşitler tanelik olarak, FAO 650-700 olum grubundan çeşitler silajlık olarak uygun olmaktadır.

Ekim Nöbeti

Karapınar Bölgesinde bugün mısır tarımında en önemli sorunların başında üst üste uzun yıllar mısır ekilmesidir. Mısır üst üste ekimi en az sakıncalı olan bitkilerden birisidir. Bununla birlikte üst, üste en çok iki kez yetiştirilmelidir. Ürettiği kuru maddeye bağlı olarak fazla miktarda besin maddesi kaldırması, zararlı yoğunluğunu azaltılması, hastalık etmenlerinin çoğalmasının önlenmesi için ekim nöbeti prensiplerine uyulmalıdır. Belki bugün için çok sorun gözükmemekle birlikte önümüzdeki yıllarda bunun olumsuz etkisi ortaya çıkacaktır. Bu yüzden 2-3 yıldan fazla üst üste ekimden kaçınmalı, patates, şekerpancarı, ayçiçeği, buğday ve yonca gibi ürünlerle münavebeye sokulmalıdır.

              Toprak Hazırlığı

Toprak işlemenin asıl nedeni tohum yatağı hazırlamaktır. Tohumların uygun çimlenme ve çıkış ortamı hazırlayacak şekilde, su kaybını en aza indiren, toprağın yapısını en az bozan, erozyonu önemli ölçüde azaltan toprağı devirmeksizin yüzlek olarak alttan işleyen aletlerle bölgeler için uygun zamanda yapılacak toprak işlemesi ekim makinalarının daha rahat çalışabilmesi, tohumlar için daha iyi bir tohum yatağı hazırlanması, çimlenme ve çıkışın daha düzgün olması, verimin güvence altına alınması gibi birçok fayda sağlayacaktır. Mısır, gibi baharlık ürünlerin yetiştiriciliğinde tarla ön bitkinin hasadından hemen sonra gölge tavı varken pullukla 15-20 cm derinliğinde sürülmelidir. Sonbaharda toprak işlemesi yapılması kış yağışlarından faydalanmayı  artırır aynı zamanda ilkbaharda daha kolay tohum yatağı hazırlamamıza yardımcı olur.  4-5 yılda bir kez olmak üzere pulluk işleme seviyesinde oluşan taban taşını kırmak için tarla 60-70 cm derinlikte dip kazan ile işlenmelidir. Topraktaki organik maddenin en önemli kaynağı olan bitkisel artıklar yakılarak yok edilmemelidir. Organik  madde toprakta yağış  sularının  emilmesini  ve tutulmasını sağlamaktadır. Toprakta kümeleşmeyi temin ederek erozyon ile taşınmasını önlemektedir. Toprağın iyi havalanmasını sağlamaktadır. Topraklarımızın genelinde % 1 den daha az olduğu belirlenmiş olan organik madde, bitkisel bir artıkların toprağa karıştırılması yerine yakılması ile giderek yok edilmektedir. Kısaca  organik  madde  miktarının  azalması  veya yok edilmesi toprakları daha verimsiz ve erozyona daha hassas duruma getirmektedir. Bu yüzden mısır yetiştiriciliğinde toprak hazırlığı yapılırken bu husus göz ardı edilmemelidir. Organik madde yetersizliğinin oluşturduğu en önemli sorun yanlış toprak işlemelerinde katkısıyla fiziki yapının  bozulmasıdır. Fiziki yapının bozulması sonucu yaşanan en önemli sorun ise çıkış yetersizliğidir. Buna ayrıca havasızlık, toprak canlılığındaki azalış ve   toprak işlemedeki güçlükler de eklenebilir. Mono kültür tarımın pek çok sakıncaları mevcuttur. Ekim nöbetinde farklı bitki türlerinin yer alması toprak hazırlığı ve toprak verimliliği açısından çok büyük avantajlar sağlar. Münavebede yer alan bitkilerin  etkili kök derinliğinin farklı olması hastalık ve zararlılar yönünden ortak konukçularının olmaması sebebiyle bir sonraki bitkiye temiz bir tarla bırakır. Ekim işlemi zamanında ve uygun ekipmanlarla yapılmalıdır. Erozyon problemi olmayan yerlerde sonbaharda toprak tavında iken derince işlenir. İlkbaharda kazayağı +tırmık kombinasyonu ile daha yüzlek ikinci ve gerekirse üçüncü sürüm yapılır. Tohum yatağı un ufak edilmemelidir. Ekmek ufağı şeklinde pürüzlü olmalı su ve hava dengesi korunmalıdır.İyi hazırlanmış bir tarlaya ekim yapılmalıdır. Maksimum verime ulaşmak için birim alanda yeterli çıkışın sağlanması şarttır.

Toprak yapısını bozacak aşırı, zamansız ve uygun olmayan ekipmanla toprak işlemeden kaçınılmalı, hayvan gübrelerinin ve diğer organik gübrelerin teknolojileri ve kullanımlarının yaygınlaştırılması üzerinde önemle durulmalıdır.

 

Toprak hazırlığında çok önemli hususlardan biri olan taban taşını kırma uygulamasından görüntüler

Ekim ve Ekim Sıklığı

Mısır bir ekolojide ilkbaharın son donları geçtikten sonra, toprak sıcaklığı 15 C yi bulduğunda yapılmalıdır. Erken ekimde don riski yanında, ekimle çıkış arasındaki süresinin uzaması dolayısıyla (cılız fide) hastalık riskinin artmasına, yabancı ot sorununun ortaya çıkmasına neden olur. Ekimin zamanından önce yapılması çoğu zaman fayda yerine zarar vermektedir. Buna karşılık ekimdeki gecikme, tozlaşma ve döllenmenin daha sıcak döneme kaymasına ve tane tutmada azalmaya neden olacağı gibi, tane dolum süresini kısaltacağından verim düşüşüne ve hasatta yüksek tane nemi sorununa neden olur  Mısırda çimlenme 10 °C de başlamakla beraber, toprak sıcaklığı arttıkça çimlenme hızlanır. Toprak sıcaklığının 18 °C olması, toprak nemi de uygunsa olabildiğince hızlı bir çimlenme ve çıkış sağlanır. Hızlı bir çimlenme ve çıkış, hastalıklardan daha az etkilenme, yabancı ot rekabetinden daha az zarar görme ve sağlıklı ve güçlü fide oluşumu açısından büyük önemi vardır. 

Tohumun ekileceği toprakta yeterli nem ve en az 10-12 °C sıcaklık çimlenmenin başlaması için şarttır. Mısır ekimleri genelde ilkbahar son donlarının bittiği tarihten itibaren başlamalıdır. Konya gibi vejetasyonu kısa olan bölgelerde don olabilecek günler ilkbaharın son donları atlatıldıktan sonra gecikmeden ekim yapılmalıdır. Tanelik mısır yetiştiriciliğinde en uygun ekim zamanı 25 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasıdır. Bölgede silajlık mısır ekiminde çok erken ve geç ekimlerden kaçınılmalıdır. Silaj mısır için uygun ekim zamanı 10- 25 Mayıs arasıdır. Tohum 5-6 cm derinliğe ekilmelidir.

   

Mısır ekiminde çıkışta problem oluşturan  kaymak tabakası oluşumu ve bunun kırılması için geliştirilen alet

Ekim öncesi tav sorunu varsa sulamadan sonra ekim, özellikle strüktürü bozulmuş alanlarda ve ağır bünyeli topraklarda ekim sonrası çıkış amaçlı salma sulamadan kaçınılması, ekim sıklığı ayarlarının titizlikle yapılması, traktörle aşırı hızlı ekimden kaçınılarak 8-9 km/saat sabit hızda ekim yapmaya özen gösterilmesi, toprak altı zararlılarına (tel kurdu ve bozkurt), cüce ağustos böceğine karşı tohum ilaçlaması yapılması veya hazır ilaçlı tohumları kullanmak gerekmektedir.

 

Ekim sıklığı çeşide, ekim zamanına, yetiştirilme amacına, iklime (sıcaklık toplamı, ışıklanma…), yükseltiye, toprağın verimlilik düzeyine, sulama ve gübreleme durumuna, yetiştirilme amacına, mekanizasyona (ekim, çapalama, hasat…) bağlı olarak değişir. Ekim sıklığını ayarlarken bölgelerin sıcaklık ve güneşlenme durumu vb. ekolojik koşullar dikkate alınmalıdır. Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde biraz daha sık ekim yapmak mümkün iken daha serin gölgelerde biraz daha seyrek ekim yapmak yüksek verimlilik açısından önemlidir.

Yapılan araştırmalar bölge için tane amaçlı yetiştiricilikte 7.000 -8.000 bitki/da (70 x 20 cm, 70 x 18 cm), silaj amaçlı yetiştiricilikte 10.000-11.000 bitki/da (70 x 15 cm) ekim sıklığının uygun olduğunu ortaya koymaktadır. Tanelik mısırda son yıllarda bölgede 15 cm sıra üzerine ekim yapılmaktadır. Bu durum gereksiz tohum kullanımına ve yeterli ışıklanmanın olmamasından dolayı koçanların küçük kalmasına neden olmaktadır. Silaj mısır tarımında sıra üzeri mesafenin yüksek tutulması, önemli verim düşüklüğü yanında, kalınlaşan saplarla beraber selüloz içeriğinin artması sonucu kalite düşüşüne de neden olmaktadır.

 

 

Mısır tohumları 50.000 adet tane ihtiva eden paketler halinde satılmaktadır. Bir torba mısır tohumu silajlık yetiştiricilikte 4.5-5 dekar alanın ekimine, tanelikte ise 6-7 dekar alanın ekimine yeterli olmaktadır.

 

Mısır yetiştiriciliğinde verimi en çok etkileyen husus yeterli bitki çıkışının olması

            Bakım İşleri

        Mısır bir çapa bitkisidir. Ara çapasına çok iyi tepki veren havalı toprakları seven bir bitkidir. Yabancı ot kontrolü, toprak havalanması, kaymak tabakasının kırılarak topraktan su kaybının önlenmesi ve su girişinin kolaylaştırılması gibi amaçlarla çapa yapılmalıdır. Silaj mısır tarımında en az iki çapa yapılmalıdır. Mısır, gelişiminin ilk devresinde iyi bir bakım ister. Bakım yapılmazsa mısır bitkisinin gelişmesini yabancı otlar kolayca geriletir. Mısır tarımında tüm bakım işleri mekanizasyona uygundur.

              Traktör ile bitkiler 10-15 cm boylanınca (4-5 yapraklı) birinci çapa yapılır. Mısır yaklaşık 30-40 cm boylandığında ikinci çapa yapılır ve aynı anda boğaz doldurma işlemi yapılır. İkinci çapa esnasında tarlaya verilecek azotlu gübrenin kalan kısmı da verilir.

Karapınar bölgesinde mısır ekimi yapılan alanların tamamına yakınında artık damla sulama sistemi uygulanmaktadır. Bu durum iki çapa yapma imkanınını azaltmaktadır. Damlama sistemi kullanan üreticilerimiz bitkiler 10-15 cm olduktan sonra yabancı ot ilaçlamasını yapıp, ardından ara çapası yaptıktan sonra damlama borularını döşemelerinde fayda vardır.

              Bakım işlemlerinin makine ile kolayca yapılabilmesi için ekim işlemi sırasında markör ayarına dikkat edilmelidir.

  

Mısır yetiştiriciliğinde birinci çapa işlemleri yapılan tarlalar

           

Mısırda yabancı otlar verim düşüklüğüne, ürün kalitesinin azalmasına ve hasadın güçleşmesine neden olurlar. Mısırın çıkış ve ilk gelişme devresinde yabancı otlarla rekabeti zayıftır. Bu rekabet su, ışık ve besin maddeleri yönünden olmaktadır. Bu nedenle yabancı ot mücadelesi en kısa zamanda yapılmalıdır. Yabancı otlar ile çok bulaşık tarlalarda iki adet çapalama ile kontrol tam anlamı ile sağlanamayabilir. Böyle durumlarda mısırlar 15- 20 cm boylandığı zaman mısıra ruhsatlı ilaçlar ile uygun dozda ilaçlama işlemi uygulanabilir. Bu ilaç geniş yapraklı yabancı otlara karşı etkili olup, gerek duyulduğunda %1 oranında üre, %0.5 oranında Çinko ve demir sülfat ve ihtiyaç duyulan diğer elementler de bu ilaçla birlikte verilebilir.

 

 Gübreleme

 

Tarlaya verilecek gübre çeşit ve miktarları ile verilme zamanları toprak analiz sonuçları, bitki türü ve iklim koşullarına göre değişmektedir.Ayrıca klasik salma sulama tekniği ile yetiştiricilikte uygulanan gübreleme ile damla sulama yöntemi uygulanarak yapılan yetiştiricilikteki gübreleme önemli farklılık göstermektedir. Damla sulama yöntemi aynı zamanda bir bitki besleme sistemidir. Bu sistemde amaç bitkiye parçalar halinde ekimden hasata kadar ihtiyaç duyduğu besin maddeleri verebilmektir. Bu yüzden bu sistemde taban gübresi uygulamasını en az 1/3 oranında azaltılıp, daha sonraki dönemde verilmelidir. Üreticilerimiz son yıllarda Karapınar bölgesinde son yıllarda yüksek verim amacı ile ekonomik analiz yapmadan gübreleme yapmaktadırlar. Özellikle yüksek miktarda taban gübresi olarak DAP kullanılması toprakta fosfor birikimini artırmaktadır. Bu durum diğer besin elementlerinin alımını olumsuz etkilemektedir.

Mısır her 100 kg tane ürünü için topraktan yaklaşık olarak 2 kg azot, 1 kg fosfor ve 1.5 kg potasyum kaldırmaktadır. Mısır yetiştiriciliği için uygun gübreleme proğramı, doğru zamanda usulüne uygun olarak alınmış toprak örneklerinin analiz sonuçlarına göre yapılmalıdır. 1000 kg/da bir verim için  için mısıra dekara saf madde olarak 15-20 kg azot, 8-10 kg fosfor ve 5-7 kg potasyum uygulaması tavsiye edilmektedir.

Mısırın İlk gelişme döneminde yavaş olan besin maddeleri alımı, sapa kalkma ile birlikte hızlanır ve çiçeklenme dönemine yakın üst düzeye çıkar. Örneğin çiçeklenme döneminde günlük azot alımı 0.5 kg/da a kadar çıkabilir. Azot alımı en fazla çiçeklenme ve tane dolum döneminde olmak üzere süt olum dönemi sonuna kadar, fosfor alımı ise tane gelişim dönemi sonuna kadar devam eder, potasyumu alımı ise çiçeklenme dönemine kadar büyük ölçüde tamamlanır. Bitki tarafından alınan azotun yaklaşık % 70’i, fosforun % 80’i tanede birikirken, potasyumun büyük bir kısmı sap ve yapraklarda birikir. Bu nedenle potasyumun, eğer sap artıkları uygun bir yöntemle karıştırılırsa, büyük bir kısmı geri kazanılmış olur. Mısır demir, çinko, bor gibi iz element eksikliğine hassas bir bitkidir. Bu konuda test bitkisi kabul edilmektedir. Aslında tarım topraklarımızda çoğunlukla gerçek anlamda bir eksiklik söz konusu değildir, ancak değişik toprak koşulları bu besin elementlerinin alınabilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Bunlar düşük organik madde, yüksek pH, yetersiz nem, yüksek kireç içeriği, yüksek fosfor olarak sıralanabilir. Bu nedenle organik gübreleme hem bu sorunları azaltmaları ve bu besinlerin önemli bir kaynağı olmaları dolayısıyla daha uzun süreli ve kalıcı bir çözüm sağlarlar.

 

Uygulanacak bitki besin maddeleri ve gübre miktarları

  • Toprak analizlerine dayalı bir gübreleme programının oluşturulması
  • Bitkilerin tür ve çeşit özelliklerinin dikkate alınması
  • Hedeflenen bir verim düzeyinin olması
  • Toprak özelliklerine göre gübre cinsinin seçilmesi
  • Bunların yerel denemelerle ilişkilendirilerek tespit edilmelidir.

 

 

Sulama

Mısır bitkisinin yetişme dönemi boyunca topraktan yaklaşık 500-600 mm su alması gerekmektedir. Bu su miktarı ya yağışla ya da sulama suyuyla karşılanmalıdır. Mısırın tükettiği toplam su miktarı iklime bağlı olarak 500-650 mm arasında değişir.

Mısır bitkisinin suya ihtiyacı olduğu en kritik dönemler: Sapa kalkma, tepe ve koçan püskülünün çıktığı dönem ve süt olum dönemleridir. Su ihtiyacının en üst seviyeye çıktığı çiçeklenme dönemindeki birkaç günlük geçici solgunluk %50’lere kadar verim kaybına neden olur.

Ülkemiz şartlarında toprak yapısı, sıcaklık, nem ve kuraklığa bağlı olarak sulama sayısı değişmektedir. Sulamalar ikinci gübreleme ve boğaz doldurma işleminden hemen sonra (40-50 cm veya 8-10 yapraklı dönemde), tepe püskülü çıkışından hemen önce, döllenme sonuyla süt olum dönemi arasında, süt olum döneminde (koçan püskülü oluşumundan 10-15 gün sonra) yapılmalıdır.

Sulama sıklığı toprak yapısına, iklime vb. değişmekle birlikte 4-6 defa sulama gerekmektedir. Her sulamada verilecek su miktarı topraktaki mevcut nemi tarla kapasitesine getirecek miktarda olmalıdır.

Mısır yetiştiriciliğinde sulama için en kritik dönem olan çiçeklenme döneminden bir görüntü

Karapınar Bölgesinde mısırlar 15-25 Haziran tarihlerinde 40-50 cm yüksekliğe ulaşmakta, çiçeklenme dönemi 15-25 Temmuz ve fizyolojik olum dönemi 25-30 Eylüle rast gelmektedir. Buna göre su tüketiminin en yüksek olduğu aylar Temmuz ve Ağustos aylarıdır.

Sulamalarda 80 cm kök derinliğinin suyla doyurulması esastır. Tarladaki faydalı suyun %50’si tüketildiğinde, tarla kapasitesine getirilecek şekilde sulama yapılır.

            Son yıllarda bölgemizde yapılan çalışmalar ve çiftçi uygulamaları damla sulama sisteminin çok uygun bir sistem olduğunu göstermiştir. Karapınar bölgesinde damla sulama sistemi uygulanan alan 150.000 dekara ulaşmıştır. Damla sulama sistemi olmayan çiftçilerimiz bitkiler 1 m boylanıncaya kadar yağmurlama yöntemi ile daha sonra ise boğaz doldurma ile oluşturulan karıklar ile karık usulü sulamaya gidilmelidir.

Çiftçilerimiz damla sulama sisteminde boruları döşedikten sonra bitki su tüketimini dikkate alarak sulama uygulayacağı süre miktarını ayarlamalı, çiçeklenme döneminde maksimum seviyeye getirmelidir.

 

Karapınar Bölgesinde çiftçilerimizin çıkış sonrası ve damlama sistemi döşemeden uyguladıkları yağmurlama sistemi

 

 

Karapınar Bölgesinde çok yaygın kullanılan Mısır yetiştiriciliğinde damla sulama sisteminin kurulumu

 

 Hasat

Tane için mısır hasadı için en uygun nem oranı %20 civarı olup, hasat kayıplarının minimize edilmesi açısından en uygunudur, ancak hasat sonrası kurutma gereklidir. Bu durumda koçan yaprakları tamamen sararmış, daneler sertleşmiş ve koçanın taneye bağlandığı uç kısımda siyah bir tabaka oluşmuştur. Bölgemizde çiftçilerimiz %20-25 rutubette mısır hasadını yapmaktan kaçınmakta ve mısır hasadını Kasım, Aralık hatta Ocak-Şubat aylarına kadar geciktirmektedir. Fizyolojik oluma ulaşmış mısır bitkisinde hasadı geciktirmenin bir mahsuru olmamakla birlikte koçan düşmesi, yatma kırılma gibi nedenlerle verim kaybı olmaktadır.

            Silajlık mısır yetiştiriciliğinde hasadın erken yada geç yapılması kalitede önemli düşüşlere neden olmaktadır. Süt olum döneminde yapılan erken hasatta, kuru madde verimi düşük olduğu için, silolama esnasında silo suyunun sızması sonucu, önemli besin kaybı söz konusu olmaktadır. Hamur olum dönemini geçen, fizyolojik oluma doğru kayan geç hasatta ise, kuru madde oranı artmakla beraber, besin maddelerinin sindirilebilirliği önemli ölçüde düşmekte ve kalite sorunları yaşanmaktadır. Hasadın, hamur olum döneminde, 1/2 veya 2/3 süt çizgisinde hasadın yapılması verim ve kalitenin en iyi uyuşum dönemi olduğundan önerilmektedir. Bölgemizde uzun yıllar ortalamasına göre Sonbahar ilk donlarının tarihinin 25 Eylül olduğu göz önüne alınarak soğuk zararından kaçınmak için hasat zamanı bu tarihi geçirilmemelidir.