Karapınar Ziraat Odası Başkanlığı

BİLGİ BANKASI

Ayçiçek Yetiştiriciliği
Ayçiçek Yetiştiriciliği

Ayçiçek Yetiştiriciliği

AYÇİÇEĞİ YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Ayçiçeği ülkemizin en önemli yağ bitkisidir. 2018 yılında Türkiye’de 6.167.800 dekar alanda ayçiçeği üretimi yapılmıştır. Bunun 526.832 dekarı Konya ilinde, Konya’daki ekim alanın 77.134 da ise Karapınar ilçemizde gerçekleşmiştir. Ülkemizdeki yağ bitkisi üretimi tüketimi karşılamadığı için bu açık ithalat ile kapatılmaktadır. Ayçiçeği ekimini teşvik etmek için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından mazot gübre desteği yanında 2018 yılı itibari ile 40 kuruş /kg ürün prim desteği yapılmaktadır. Konya ve Karapınar bölgelerimiz ayçiçeği üretimi için son derece uygun bir ekolojiye sahiptir.

            Ayçiçeği bitkisi yetiştirme döneminde 450-550 mm su tüketir. Karapınar bölgesinde ayçiçeği yetişme sezonunda düşen yağış miktarı 100-150 mm yi geçmediği için sulu koşullarda yetiştirilmek zorundadır. Ayçiçeği tohumluğunda çimlenme olabilmesi için toprak sıcaklığının 8-10 oC, gelişmesi için 15-25 oC sıcaklık ister, fakat +4 oC’nin altındaki sıcaklardan olumsuz etkilenmektedir. Ayçiçeği bitkisi ilk iki yaprağın çıktığı dönemde, -5 oC derece düşük sıcaklığa kadar dayanabilmektedir.

Toprak Hazırlığı

Ayçiçeği ekilecek tarla bir önceki mahsul kaldırıldıktan sonra mümkünse sonbaharda tarlaya girilecek uygun bir zamanda 20-25 cm derinlikte sürülür. Ayçiçeği düzgün bir çıkış için nemli bir tohum yatağı ister. Bunu sağlamak için İlkbaharda toprak tava geldiğinde tarla önce kazayağı- tırmık kombinasyonu ile 10-15 cm derinlikte işlenerek ekime hazır hale getirilir. Her 4-5 yılda bir pulluk taban katmanın 50-60 cm derinliğinde dip kazan çekilerek kırılması gerektiği unutulmamalıdır.

Çeşit Seçimi

Türkiye’de 2018 yılı sonu itibari ile 150 tescilli ayçiçeği çeşidi vardır.  Bu çeşitlerin çoğunluğu bölgemize uyumlu çeşitlerdir. Çeşit seçiminde bölge iklim ve toprak koşullarına uygun ve yağ oranı yüksek çeşitler tercih edilmelidir. Ayrıca bölgemizde son yıllarda yaygınlaşmaya başlayan Orabanş (Canavar otu) nedeni ile Orabanşa dayanıklı çeşitlerin seçimi önemlidir. Yine ayçiçeği ürün alımlarında yağ oranı önemli bir fiyat göstergesi olduğu için yağ oranı yüksek potansiyele sahip çeşitler tercih edilmelidir. Son yıllarda bölgemizde Riskli bir üretim olmasına rağmen  arpa veya macar fiği sonrası II.ürün ayçiçeği ekimleri olmaktadır. Bu durumlarda sonbahar donlarına yakalanmamak için mutlaka erkenci çeşitler tercih edilmelidir.

Ekim Zamanı

Ayçiçeği üretimi için ekimin iklim koşulları uygun olduğu zaman  erken yapılması, ayçiçeğinin kış ve ilkbahar yağışlarından daha iyi faydalanmasını sağlar. Dolayısıyla verim miktarına müspet etki eder. Bölgemiz için en uygun ekim zamanı 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri arasıdır. Son yıllarda iklim şartları çok değişkenlik gösterdiği için o yılın iklim koşullarına göre ekim zamanını öne alma veya geciktirme olabilmektedir. Ayçiçeği düşük sıcaklıklara daha dayanıklı olduğu için Karapınarlı üreticilerimizin mısır ekiminden önce Ayçiçek ekimini yapmaları daha uygundur.

Tohum Miktarı ve Ekim

Ayçiçeği tohumları 10 kg lık ambalajlar halinde satılmaktadır. Tohumun boyutlarına göre ambalaj içindeki tohum sayısı farklılık göstermektedir. Yaygın satışı yapılan 2 numara tohumlukların 10 kg paketi yaklaşık 15 dekarlık alanın ekimi için yeterli tohuma sahiptir. 2019 yılında bazı firmalar 150.000 adetlik tohumluk paketlerde satışa sunmuştur. Bunlarda yaklaşık 18 dekarlık bir alan için yeterlidir.  Ekim normunu belirlerken toprak yapısı, sulama durumu, gübreleme, çeşit, bölge göz önünde bulundurulmalıdır. Konya bölgesinde ayçiçeği hem 45 hemde 70 cm sıra aralığında ekilmektedir. Karapınar ilçesinde genellikle 70 cm sıra arası tercih edilmektedir. Ekimde pnomatik mibzerlerin ayarı iyi yapılmalı ve traktör hızı istenilen sıklığı yakalamak için iyi ayarlanmalıdır.

Ekim kesinlikle tavlı toprağa yapılmalıdır. Toprakta yeterli nem yoksa ekim öncesi tarlanın sulanıp (gönen yapma) tarla tavına gelince ekim yapılmalıdır. Bu sayede çıkışta problem yaşanmaz. Ekim sıklığı çeşitlerin özellikleri ve sulama koşullarına göre dekarda 6500 – 7500 adet bitki olacak şekilde ayarlanmalıdır. 45 cm sıra üzeri mesafe uygulandığında sıra üzeri mesafe 24-28 cm arası, 70 cm olduğunda ise 18-22 cm  olması uygundur. En uygun ekim derinliği ise tavlı toprağa 3-4 cm olmalıdır

Bakım-Bitki Besleme

Ayçiçeği bir çapa bitkisidir.Mutlaka en az bir çapa mümkünse iki çapa yapılmalıdır. Bölgemizde ayçiçeği yetiştiriciliğinin tamamına yakını damla sulama ile yapıldığı için üreticilerimiz genelde damla sulama borularını döşemeden önce bir çapa yapa bilmektedirler.   Sıraların belli olmasından sonra, bitkiler 10-15 cm boylandığında (4-6 yaprak devre) ilk çapa yapılmalı, eğer damla sulama sisteminden önce bir yağmurlama yapılacaksa arkasından muhakkak ikinci çapa yapılıp borular döşenmelidir. Yoğun ot sorunu yaşanan tarlalarda mutlaka çıkış öncesi ruhsatlı herbisitler kullanılmalıdır. Ot yoğunluğu aşırı olmayan bölgelerde ara çapası sonrası uygun ruhsatlı herbisitlerle yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır. Yabancı ot mücadelesinde dekara 25-30 litre su gelecek şekilde uygulama yapılmalıdır.

Ayçiçeği, pH’sı 6-7.2 arasında olan topraklarda iyi yetişmektedir. Toprak istekleri yönünden seçici olmayan ayçiçeği bitkisi geçmişte hafif bünyeli ve derin olmayan topraklarda yetiştirilmiştir. En doğru gübreleme tavsiyeleri toprak ve yaprak analiz sonuçlarına göre yapılabilmektedir. Ayçiçeği bir yağ bitkisi olduğu için taban gübrelerinde mutlaka içinde potasyum içeren gübreler tercih edilmelidir. Damla sulama sistemi kullanan üreticilerimizin taban gübresini !/3 oranında az atarak kalan kısımları Ayçiçeği bitkisi 50-60 cm olduğu dönem ile çiçeklenme arasındaki dönemde MAP ve Potasyumlu gübreleri sulama sisteminden vermelidirler. Ayrıca azotlu gübreleri de mutlaka 3-4 parçahalinde sulama ile birlikte verilmelidir.  Ayçiçek bitkisi her 100 kg tane ürünü için  topraktan yaklaşık   1.9-2.0  kg  Azot  (N),  1.5-1.6  kg  Fosfor  (P2O5),  2.3-2.4  kg  Potasyum (K2O), 0.3 kg  civarında  Magnezyum ve  Kalsiyum  (Ca) kaldırmaktadır.Yapılan araştırmalar  Ayçiçek bitkisinin  topraktan  fazla  miktarda potasyum kaldırdığı  ve  bu elementin  büyük  çoğunluğunun  sapta, kalan  kısmının tanenin  oluşumunda kullanıldığını, ayçiçeği tarafından  topraktan

alınan  azotun  büyük  çoğunluğu  tabla  teşekkülüne  kadar  olmak üzere, çiçeklenmeye  kadar olan dönemde kullanıldığı, ihtiyaç duyulan fosforun ise, tabla teşekkülüne kadar ancak yarısı, kalan  yarısı  çiçeklenme  ve  olgunlaşma  arasında  tüketildiği, alınan  potasyumunda  yaklaşık yarısının  çiçeklenmeye  kadar,  kalan büyük  çoğunluğun da  tane  doldurma  periyodu sonuna kullanıldığı tespit edilmiştir.  Gübreleme programının bu durum dikkate alınarak damla sulama ile parçalar halinde yapılması yüksek verimlilik ve kalite açısından önemlidir.

 

 

             

Hastalık ve Zararlılar

Konya yöresinde ayçiçeğinde çok yaygın görülen bir hastalık bulunmamaktadır. Karapınar Ayçiçek ekim alanlarında bazen bozkurt ve tel kurdu zarar yapabilmektedir.  Son 3-4 yıldır bölgemizde Canavar Otu (Orobanche spp.) bazı tarlalarda yaygın görülmektedir. Şu an için Ayçiçek ekim alanlarındaki potansiyel tehlike olarak görülmektedir. Tam parazit bir yabancı ot olan canavar otunun yeşil yaprakları yoktur, dolayısıyla klorofil içermezler ve fotosentez yapamazlar. Bu nedenle yaşamı konukçudan alacağı besin ve suya bağlıdır. Ayçiçeği, tütün, domates, patates mercimek ve bakla gibi bitkiler canavar otunun en çok sevdiği bitkiler olup bu bitkilerde önemli zararlara neden olur.

Çiçekli bitkiler içerisinde dünyadaki en küçük tohumlu bitki olan canavar otu tohumlarının çimlenebilmesi için mutlaka tercih ettikleri konukçu bitkiden uyarıcıların gelmesi gerekmektedir. Toprak altında geçirdiği 30-100 gün boyunca sürekli bünyesine besin maddeleri depo eder ve daha sonra toprak yüzeyinde görülmeye başladıktan sonra ise, çok kısa bir sürede büyüyerek çiçek ve meyvelerini oluşturur.Bir canavar otu 5 000-100 000 arasında tohum üretir ve bu tohumlar canlılığını yitirmeden 10 yıl süre ile toprakta kalabilirler.

Konya yöresinde ayçiçeği üretim alanlarında yaygın olmamakla birlikte domates ve patates tarımının yapıldığı tarlalarda bu yabancı otun yoğunluğunda artışların olduğu görülmektedir. Bunun içinde ayçiçeği tarımı yapan ve yeni yapmaya başlayacak olan üreticilerin patates ve domates yerlerine ayçiçeği ekecekleri zaman tarlanın bu yabancı otla bulaşık olup olmadığını dikkate almaları gerekir. Canavar otu ile bulaşıklılık varsa bu tür tarlalarda en az 4-5 yıl canavar otunun konukçusu olmayan (Buğday, ş. pancarı, mısır, yonca vb) bitkilerle münavebe yaptıktan sonra ayçiçeği tarımına başlamaları gerekir. Bunun dışında;

- Ayçiçeği ekiminden önce tarla derince sürülmeli. Böylelikle toprak yüzeyindeki ot tohumları derine gömülmüş olur ve ayçiçeğine ulaşmaları zorlaşır.

- Dayanıklı ayçiçeği çeşitlerinin kullanımına özen gösterilmeli

- Tarlada görülen canavar otları çiçeklenmeden önce elle yolunup, ayrı bir yerde yakılmalıdır.

Sulama

Ayçiçeği bitkisi bir yetişme mevsiminde 450-550 mm civarında su tüketmektedir. Suya en çok duyarlı olduğu dönem tabla oluşumu, çiçeklenme başlangıcı ve danelerde süt olumu başlangıcı dönemidir. Yetişme sürecinde (yağmur hariç) toprağa verilecek 400-500 mm’lik su  en iyi verimi alabilmek için yeterlidir. Ayçiçeği, bitki olarak en yoğun su tüketimi; çiçeklenmeden 20 gün önce ile çiçeklenmeden 10 gün sonraki devrelerde olmaktadır.

Eğer 1 su verilecekse; Çiçeklenme başlangıcında,

 Eğer 2 su verilecekse; 1. su tabla çapı 4-6 cm olduğu devrede, 2. su çiçeklenme zamanında verilmelidir.

Eğer 3 su verilecekse; yukarıda belirtilen 2 sulama durumuna ek olarak çiçeklenmeden 10-15 gün sonra 3. su verilebilir. Verilecek sulama suyu topraktaki nem açığını kapatacak miktarda olmalıdır.

Ayçiçeği bitkisinin sulanmasında en uygun yöntem damla sulama yöntemidir. Bölgemizde yaygın olarak kullanılmaktadır. Toprak-Bitki-Su ilişkisi göz önüne alınarak damla sulama sistemi projelendirilmelidir. Damla sulama sisteminin ekonomik olması açısından damla sulama boruları iki bitki sırasına bir boru gelecek şekilde (140 cm aralıklarla) döşenmelidir. Yağmurlama sulama yöntemi kullanılacaksa başlık aralıkları toprak özelliklerine göre yerleştirilmelidir. Seçilecek başlıkların özellikleri mutlaka toprak özelliklerine uygun olmalıdır. Ayçiçeği arı ile döllendiği için özellikle çiçekler açık iken  yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır. Yağmurlama sulama yöntemi uygulayan çiftçilerimiz kısa boylu çeşitler tercih etmeli ve homojen su dağılımı için yağmurlama başlıklarını taşıyan boruları uzatmayı ihmal etmemelidirler

Ayçiçek bitkisi yabancı döllenen bir bitkidir ve döllenme çoğunlukla arılar vasıtası ile olmaktadır. Yüksek verimlilik çiçek tablalarında yeterli döllenme ile mümkündür. Bu yüzden imkanı olan çiftçilerimizin Ayçiçek ekili tarla kenarlarına arı koymaları verimliliği artıracaktır.

Ayçiçeği hasadı biçerdöver ile yapılır. Ayçiçeği, havaların sıcak veya yağışlı gitmesine ve çeşidin erkencilik durumuna bağlı olarak çiçeklenmeden 45 ile 60 gün sonra hasat olumuna gelir. Ayçiçeği hasat olumuna geldiğinde bitkilerin sap, yaprak ve tablaları tamamen kuruyup kahverengine dönüşür. Hasat öncesi ayçiçeği tablalarındaki danelerinin rutubeti % 10’nun altında olmalıdır. Rutubet yüksek olduğunda hasat edilen ürünün kurutulması gerekir. Ayrıca hasadın fazla geciktirilmesi kuş zararını ve tane dökülmesini artırarak kayıplara neden olabilir. Emniyetli bir depolama için ayçiçeği danelerinin rutubeti %9’u geçmemelidir

Ayçiçeği bitkisi kuşlar tarafından çok sevilen bir bitki olup bazı tarlalarda kuş zararı ekonomik kayıplara yol açabilmektedir. Kuş zararına karşı tablalarını yere çeviren çeşitleri tercih etmek gerekmektedir. Bununla beraber bir bölgede ayçiçeği tarımı yapılacak ise toplu ekilişlerin tarla başına düşecek kuş zararını dağıtabilmek için tercih edilmesi gerekmektedir.